❧SAYFA 01✧Suyun altındaki taşAkşam güneşi Sıcak Taş Koyu'nun üstünden kayarken Vini sazların arasından çıktı. Yuvarlak gövdesi ağır ağır sallanıyor, kısa bacakları çamurda minik çukurlar bırakıyordu. Koyun bir ucunda söğüt dalları suya değiyor, öbür ucunda ailesi akşam otlarını yiyordu. Vini her gece kıyıdaki geniş taşa giderdi. O taş gün boyu güneşte ısınır, akşam olunca gövdesine ılık bir avuç gibi dokunurdu. Vini üstüne yosun minderini serer, çenesini kenarına koyar ve suyun sesini dinleyerek uyurdu. Ama bu akşam taş görünmüyordu. Vini durdu, perdeli patilerini suya soktu ve her zamanki yerde serin bir yüzeye dokundu. Taş oradaydı, yalnızca suyun altında kalmıştı. Vini o saatte kıyıda uyumak için bildiği tek ılık yerin bu taş olduğunu düşünüyordu. Öğleden sonra yağan yağmur dereyi doldurmuş, dere de koya fazladan su getirmişti. Suyun yüzünde minderin bir köşesi görünüyordu; geri kalanı ağırlaşmış, taşın üstünde sular içinde duruyordu. Vini şaşırdı ama korkmadı. Burnunu suya yaklaştırıp minderi kokladı. Islak yosun, sabahki kokusundan bambaşka kokuyordu. Bu gece için başka bir şey düşünmesi gerektiğini anladı. Kıyıya oturdu, suyun yeni çizgisine baktı ve kulaklarını oynattı. Kardeşi Fisu, otların arasından başını kaldırıp ona baktı, sonra yemeğine döndü. ☝Bir kelimeye dokun, sesini keşfet.