❧SAYFA 01✧Kıyının akşam sesiKüçük fok Tula kıyının sığ suyunda son bir dönüş yaptı. Gümüşümsü mavi sırtındaki gri benekler ıslanmıştı. Krem rengi karnını suyun üzerinde çevirdi, sonra yeniden doğruldu. Ön yüzgeçleriyle suyu usulca yararak kuma yaklaştı. Arkadaki yüzgeçleri yan yana duruyordu. Gündüzkü yüzüşler bitmiş, kıyıda akşamın serinliği başlamıştı. Tula kumun üzerine çıktı. Gövdesini kaydırarak ilerledi, yassı bir çakılın yanında durdu. Su ardından ince bir çizgi bırakıp geri çekildi. Çakıl hafifçe tıkırdadı. Tula başını çevirdi. Bir sonraki küçük dalga çakılı örtünce ses kesildi; su geri gidince yeniden duyuldu. Yakında boş bir kabuk, biraz ötede kıyıya vurmuş yosun duruyordu. Her şeyin sesi aynı anda çıkmıyordu. Tula ön yüzgeçlerini gövdesinin yanına koydu ve dinledi. Yukarıdaki kuru kaya onun tanıdık dinlenme yeriydi, fakat henüz oraya çıkmadı. Kıyının söyleyeceği son şeyi merak ediyordu. Duydukları ona bir hikâyenin cümleleri gibi geliyordu; bitişini de kaçırmak istemiyordu. “Son sesi duyunca dinlenirim,” diye düşündü. Yeni bir su kıvrımı geldi. Bu kez çakıla değmeden kabuğun çevresinde incecik döndü. Tula beklediği sesin değiştiğini fark etti. Başını biraz daha aşağı indirdi; kum serindi, hava sakindi. Kıyı, akşamı bitirmeye hiç acele etmiyor gibiydi. ☝Bir kelimeye dokun, sesini keşfet.