❧SAYFA 01✧Arkadaşına ayrılan yerSeli, meşenin dibindeki geniş kökün üstüne küçük minderini çıkardı. Gündüzleri dallarda dolaşan sincap, akşamları evinin önünde oturmayı severdi. Buradan hem çayır hem de çayırın ötesindeki erik ağacı görünürdü. Bugün tarla faresi Çili uğrayacaktı. Öğleden sonra karşılaştıklarında, gün batarken biraz birlikte oturmaya karar vermişlerdi. Seli bunu düşününce kuyruğunun ucunu sevincinden kıvırdı. Kökün üstündeki yer her zamanki gibi hazırlanmıştı: minder ortadaydı, küçük tahta tabak hemen yanındaydı. Seli birden durdu. Kendisinin rahatça yayıldığı bu yerde Çili nereye oturacaktı? İçeri girip ikinci minderi dişlerinin arasına aldı. Kapıdan çıkarken minderin köşesi eşiğe takıldı. Seli geri çekilip kumaşı burnuyla topladı, sonra onu yeniden dışarı taşıdı. Bu kez köşesi hiçbir yere değmedi. İki minderi yan yana koyunca tabak için yer kalmadı. Seli ön patisiyle tabağı kökün daha geniş ucuna itti. Kendi minderine oturup ötekine baktı. Çili küçük olduğu için aralarındaki boşluk kocaman görünüyordu. Minderleri biraz yaklaştırdı, sonra yeniden ayırdı. İki kumaşın da köşesini kökün kenarından içeri çekti; böylece yere sarkan bir parça kalmadı. En sonunda hangisini seçeceğine arkadaşının karar vermesini bekledi. Erik ağacının gölgesi çayıra uzarken Seli kapısının önünde ilk kez iki ayrı oturma yeri görüyordu. İkisi de aynı akşamın içindeydi. ☝Bir kelimeye dokun, sesini keşfet.