❧SAYFA 01✧Akşam bahçesindeki merakAkşam serinliğinde Sarmaş kabuğunu hafifçe salladı. Bahçede küçük bir fener yanıyordu. Işığı sıcak ve sarıydı. Fener, taş duvarın dibindeki düz bir taşın üstündeydi. Taş duvarın dibindeki yosun yumuşaktı. Yanındaki kova yarı doluydu. Kovanın kenarında serin bir damla duruyordu. Sarmaş başını uzattı, damlaya alt duyargalarıyla dokundu. Damla soğuktu, tadı yağmur gibiydi. Sonra Sarmaş iki göz sapını yukarı kaldırdı. Önce fenere baktı. Sonra bahçenin öbür ucundaki gece sefasına baktı. Gece sefası her akşam bu saatte açardı. Beyaz çiçeği karanlıkta küçük bir ay gibi görünürdü. Arılar uyurken, güveler onu ziyaret ederdi. Bu akşam ise tomurcuk hâlâ kapalıydı. Sarmaş göz saplarını biraz daha uzattı. Ama aradaki çimenler çok uzundu. Buradan tomurcuğun yalnızca beyaz ucu görünüyordu. Hava hafif nemliydi, toprak güzel kokuyordu. Sarmaş biraz bekledi. Fenerin ışığı titredi, duvarın gölgesi uzadı. Tomurcuk yine açılmadı. “Belki geç kalmıştır,” dedi Sarmaş kendi kendine. “Belki de bir şey onu rahatsız ediyordur.” Bunu bilmiyordu ama öğrenmek istiyordu. Sarmaş şaşırmadı, yalnızca merak etti. “Gidip yakından bakayım,” dedi. Yosunun üstünden kayarak kovanın yanından geçti. Ayağı ıslak toprakta ince, parlak bir iz bıraktı. İz, fenerin ışığında bir an parladı. Sarmaş acele etmeyi sevmezdi. Usul usul, kendi hızıyla yola koyuldu. ☝Bir kelimeye dokun, sesini keşfet.