❧SAYFA 01✧Bitmek istemeyen piknikRumi, kıyıdaki piknik örtüsünün bir köşesinde oturuyordu. Küçük penguenin perdeli ayakları kuru kuma değiyor, kısa kanatları gövdesinin yanında duruyordu. Gün boyunca annesiyle koyda dolaşmış, sonra bu örtünün üstünde akşam yemeklerini yemişlerdi. Şimdi güneş karşıdaki kayaların arkasına yaklaşıyordu. Annesi Neru boş kâseyi sepete yerleştirdiğinde Rumi başını kaldırdı. “Daha toplanmasak olur mu?” diye sordu. Neru yanına oturdu. “Biraz daha burada kalabiliriz,” dedi. “Sonra örtümüzle birlikte eve döneriz.” Rumi örtünün kenarındaki ince çizgiyi gagasıyla düzeltti. Kumaşın üstünde biraz kum vardı. Kâsenin durduğu yerde yuvarlak bir iz kalmıştı; kenardaki deniz kabuğu hâlâ aynı yere bakıyordu. Rumi günün bütün parçalarının burada durmasını istedi. Çünkü eve gidince bu güzel akşamın da biteceğini düşünüyordu. Annesinin de bütün gün onunla yürüdüğünü şimdi hatırladı. Neru ona hemen yeni bir oyun önermedi. Yan yana oturup koyun içindeki küçük dalgaları izlediler. Rumi'nin karnı toktu, ayakları yorulmuştu. Yine de örtüden kalkmaya henüz hazır değildi. Bir martı uzak bir kayaya kondu ve kanatlarını kapattı. Kıyının gündüz kalabalığı dağılmış, geriye arada bir duyulan kuş sesleri kalmıştı. Rumi annesinin yanına biraz daha sokuldu. Acele etmeden oturabilecekleri bu son birkaç dakikayı birlikte geçirdiler. ☝Bir kelimeye dokun, sesini keşfet.