❧SAYFA 01✧Suyun içindeki ayAkşam, derenin üstüne yumuşak bir sessizlik getirdi. Moru akşam yemeğini bitirmiş, karnı doymuş, bıyıkları hâlâ ıslaktı. Yuvasının önündeki geniş yassı taşa çıktı, kuyruğunu patilerinin yanına kıvırdı ve suya baktı. Gündüz boyunca dalgalanan dere şimdi camdan bir masa gibi düzdü. Uzakta bir cırcır böceği ağır ağır sesini kurdu. Kızılağacın dalları suya eğilmiş, yaprakları hiç kıpırdamıyordu. Tam o sırada, sazların yanında yuvarlak ve beyaz bir şey parladı. Moru burnunu biraz uzattı. Ay, suyun içinde duruyordu. Gökyüzüne baktı, ay oradaydı. Sonra tekrar suya baktı, ay orada da vardı. İki ay, aynı gecede, biri yukarıda biri aşağıda. Moru'nun bıyıkları merakla titredi. Patisini kaldırıp suya dokunmadan havada tuttu; ayın ışığı ıslak tüylerinde küçük bir pırıltı bıraktı. Bu pırıltı onu daha da meraklandırdı. Yuvasının içindeki köşe sade ve loştu; yosundan yatağı rahattı ama karanlıktı. "Şu aşağıdaki ayı alıp yatağımın yanına koysam," diye düşündü, "uyurken bana arkadaşlık eder." Nilüfer yaprakları suyun üstünde kıpırdamadan duruyordu. Suyun kenarındaki çakıllar ayın ışığında açık gri görünüyordu. Moru taştan aşağı süzüldü, kıyının ıslak çamuruna bastı ve suya doğru bir adım attı. Bir an durup dinledi, sonra iki patisini de suya soktu. ☝Bir kelimeye dokun, sesini keşfet.